
04-10-2008
|
 |
Bayan Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.493
|
|
Ammar Bin Yasir (RA)
Ammar İbni Yâsir radiyallahu anh imanda azmin ve sebâtin sembolü bir yigit! inancı uğruna gösterdiği fedakârlıklar, islâm'ın yüceliğinin bir vesikası olan kahraman!  Fedakârlığın imanın özü olduğunu gösteren ilk şehid çocuğu  Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin; "Cennet üç kişiye müstaktır Ali, Ammar ve Selman " iltifatına mazhar cennetlik bir insan! 
Babası Yâsir, Yemen'li Kahtânî kabilesinin Ans kolundandır Kaybolan kardeşini aramak için Mekke'ye geldi Benî Mahzum kabilesinden Ebû Huzeyfe İbni Mugire'nin himayesine girdi Sümeyye adındaki câriyesi ile evlendi Bu evlilikten Ammar dünyaya geldi
Ebu'l-Yekzan künyesiyle anılan Ammar İbni Yâsir, Erkam'ın evinde Suheyb ile birlikte otuzuncu müslüman olarak islâm'la şereflendi Kısa bir müddet sonra babası Yâsir ve annesi Sümeyye hatun da müslüman oldular
İslâm'ın ilk günleri zorlu günlerdi İlk müslümanlar da zor zamanı yaşayan insanlardı Zira müşrikler islâm'a girenleri tehdit eder, himâyesiz kimseleri de işkence altında inletirlerdi Yâsir ailesi bu iniltileri bu acıları gönüllerine gömen ve müşriklerin en ağır işkencelerine karşı kahramanca direnen yiğitlerdir Kalbi kararmış, gözü dönmüş, zâlimler Yâsir ailesine akla-hayale gelmeyecek cehennemî işkenceler yaptılar Güneşin en kızgın saatlerinde üçünü birden çölün kavurucu kumlarına gömdüler Üzerlerine, derileri kavlatan kor parçası kayaları koydular Fakat kalblerinden imanlarını alamadılar
Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz her gün Yâsir ailesinin yanına giderdi Onlara manevî kuvvet, rûhî direnç verirdi Bir ziyaretinde Ammar (r a ) Resûl-i Ekrem (s a ) Efendimize: "Yâ Rasûlallah işkence son haddine vardı " dedi: iki Cihan Güneşi Efendimiz de ona: "Sabret ey Ebü'l-Yekzan!  Sabrediniz ey Yâsir ailesi! Size vadedilen yer Cennettir " buyurdu Onlara yüce hedefler göstererek acılarına, dertlerine ortak oldu
Yine birgün Resûl-i Ekrem (s a) Efendimiz, Ammar (r a)'ın yanına uğradı Ateşle dağlayarak ona azap ettiklerini gördü Mübarek eliyle başını sıvazladı ve: "Ya Rab! Bu ateşi İbrâhim'e berd ü selâm buyurduğun gibi Ammar'a da serin ve zararsız eyle " diye dua etti
Ne dehşet verici, ne yürek dağlayan bir hadise! Hangi yürek dayanabilir buna? Amma ilâhî irâde böyle  Kader çerçevesi böyle çizilmiş  Bir mücâdele vermek gerekiyor  Allah Teâlâ kulunda bu gayreti görmek istiyor  Buyuruyor ki: "Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Al-i imran: 142)
"İnsanlar, imtihandan geçirilmeden sadece iman ettik demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebût; 2)
Yâsir ailesi gün geçmezdi ki işkenceye tâbi tutulmasın Müşrikler, Sümeyye hatunu iki devenin arkasına bağlayarak yerlerde sürüklediler Ebu Cehil ve avânesi, kamçı vurarak işkence ettiler O gün anne ve babası ikisi birden şehadet şerbetini içti Tenleri kızgın çölde kaldı Ruhları ise Cennete uçtu
İslâm'in ilk şehidleri olarak tarihe geçen Yâsir ailesi kıyamete kadar gelecek mü'minlere bu davranışlarıyla tükenmeyen bir şeref, bir asâlet bıraktılar
Ammar (r a) kendine yapılan zulüm ve cefaya direnmeğe devam etti Birgün yine ona aklını kaybedesiye, soluğu kesilinceye, derileri soyuluncaya kadar çok ağır işkence yaptılar Putlarını hayır ile yâd etmedikçe bırakmayacaklarını söylediler O da ölümden kurtulmak için onların istedikleri şekilde Lât ve Uzza lehinde zarûreten konuşmak zorunda kaldı Müşriklerin elinden kurtulur kurtulmaz doğruca Rasûlullah (s a) efendimizin huzuruna vardı Başından geçenleri ağlayarak anlattı Efendimiz ona: "Bu sözleri söylerken kalbini nasıl buldun?" diye sordu O da: "Kalbimde Allah'a imanda en ufak bir değişiklik olmadı " dedi Bu cevap üzerine Efendimiz (s a): "Ammar'ı başından ayağına kadar iman kapladı iman kemiklerine işledi " buyurdu
Gözyaşlarını mübarek elleriyle sildi Kalbde iman yerleştikten sonra diliyle zarûrete binaen söylemenin imana zararı olmadığını hatta yine işkenceye uğrarsa aynı sözleri söyleyebileceğini ona su âyet-i kerime ile müjde verdi Meâlen: "Kalbi imanla dolu olduğu halde inkâra zorlanan müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkâr edip gönlünü kafirliğe açanlara Allah'ın gazabı vardır Büyük azâb da onlar içindir " (Nahl suresi: 106)
O, ilk önce Habeşistan'a daha sonra Medine'ye hicret etti Resûl-i Ekrem (s a) efendimiz onu Huzeyfe İbni Yeman (r a) ile kardeş ilan etti Mescid-i Nebevi'nin inşâsında büyük gayretler gösterdi İkişer ikişer kerpiç taşıdı Efendimiz onu yüzü gözü toz içerisinde görünce: "Vah Ammar! Vah Ammar! Seni âsî bir topluluk öldürecek, sen onları cennete, onlar ise seni cehenneme davet edecekler " buyurdu
Ammar (r a) Bedir'den itibaren bütün gazvelerde bulundu Büyük kahramanlıklar gösterdi Yemame savaşında kulağı kopmuş sallanırken o yigitçe savaşmağa devam etti Dağılmak üzere olan orduyu: "Ey müslümanlar! Cennetten mi kaçıyorsunuz? Ben Ammar İbni Yâsir'im Bu tarafa gelin " diye haykırarak toparladı Hz Ömer (r a) zamanında Kûfe'ye vali olarak gönderildi Hz Ali (r a) devrinde Cemel ve Sıffin'de 93 yaşlarında çarpışırken şehid düştü Hz Ali (r a )'ın kıldırdığı cenaze namazından sonra oraya defnedildi
Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|